Gümüşhaneyi Ziyaret Etmeniz İçin 15 Neden

Posted on Posted in Blog

 

Tabii ki Onedio.com’un oksijensizlikten beyinleri çürümüş, şaklaban, şuursuz, çaylak editörlerinin  bu yazı ve ya bu yazı daki gibi Gümüşhane hakkında yazdıkları abuk subuk, saçma salak şeyler Gümüşhane ile değil kendi melankolik ruh halleriyle ilgili.

Bu yazımızda Gümüşhane için sık kullanılan ”İki dağ arasına sıkışmış şehir” cümlesiyle başlayan sözlerin ne kadar gerçek dışı olduğunu göreceğiz.

 

 

1. Güler Yüzlü, Yardımsever, Samimi, Misafirperver ve Cömert Yerli Halk: Anadolunun geneli misafirperverdir. Gümüşhaneliler, geçmişten gelen bu özelliklerini hala korumaktadır. Kendi aralarında olduğu gibi eskiden devam ede gelen ‘‘Köy odası’’ geleneğini hala yaşatmaktadırlar.

Gümüşhane köy odaları

Köy odaları, hem o köyde yaşayanların farklı etkinlikler için bir araya gelmeleri hem de dışarıdan gelen yabancı misafirlerin ağırlanmaları, ihtiyaçları gidermeleri için yapılmıştır.

Köylere dışarıdan gelen misafirler burada ağırlanır ve köylü tarafından karşılık beklemeksizin ihtiyaçları giderilir.

Gümüşhaneye nereden gelirseniz gelin ilk günden itibaren sizde oluşan ilk duygu kendinizi güvenlikte hissetmenizdir.

Gümüşhane köy odası

Özellikle metropollerde yaşanan insanlar arasındaki güven sıkıntısı ve bunalımı Gümüşhane’de minimuma iner.

Eğer bir gün Gümüşhaneyi ziyaret edecek olursanız, halkın ilgi, alaka, ağırlama ve samimiyetini bizzat tecrübe edineceksiniz.

2.Tabiatı ve Havası: 

Gümüşhane dışarıda genelde ‘‘İki dağın arasına sıkışan şehir’’ olarak anılır. Ama bu söylem Gümüşhaneye nereden baktığınızla alakalıdır.

Çünkü Gümüşhane sadece merkezden ibaret değil. Gümüşhane merkezin dışında kalan ve inanılmaz güzellikleri barındıran geniş topraklara, ormanlara ve eşsiz bitki örtüsüne sahiptir.

Gümüşhanede yetişen farklı bitki türleri ve hayvan türleri yabancı bio hırsızların bile dikkatini çekmektedir.

Gümüşhane bio hırsızlığa maruz kalan illerimiz arasında başı çekmektedir.

Tabiat zenginliğiyle farklı ülkelerin dikkatini çeken  Gümüşhane, maalesef ülkemizde hala keşfedilmeyi beklemektedir.

Gümüşhane Üniversitesinin katkılarıyla Gümüşhane Valiliği tarafından hazırlanan tanıtım videosu.

Şehrin keşfedilmemiş inanılmaz güzel, nefes kesen yerleri dışında, yüzlerce hatta binlerce farklı çiçek, ağaç, bitkiler ziyaretinizde sizi büyüleyecek ve bu güzellikleri tekrar tekrar hatırlayıp yeniden ziyaret etmeye zorlayacaktır.

Ülkemizi tanıtan belgeseller genelde ‘‘Bir yılda dört mevsim’’ ile başlar. Gümüşhanede 1 günde 4 mevsimi yaşa bilirsiniz.

Özellikle yaylalarda ve dağ köylerinde sabah kalktığınızda aşırı soğuk, öğlen saatlerinde aşırı ama bunaltmayan sıcak, ikindide çöken duman ve akşam saatlerinde yağmurla karşılaşmanız sürpriz olmaz.

Yaz aylarında Gümüşhaneye gittiğinizde mutlaka yaylalarına çıkmalısınız.

3. Sağlık : Metrorpollerde nereye giderseniz gidin peşini bırakmayan rahatsız edici bir uğultu vardır. Araba, insan mekanik sesi karışımı bu uğultu belirli bir süre sonra hayatınızın bir parçasıymış gibi algılanır beyin tarafından.

Gümüşhaneye geldiğinizde bu uğultunun yokluğunu farkedersiniz önce.

Dağ köylerine, yaylalara, ormanlara, göl veya dere kenarlarna attığınızda kendinizi sadece 3 ses duyarsınız. Su, rüzgar ve kuş sesleri.

Kim olursanız olun, nereden gelmiş olursanız olun şehirde kalmaya başladığınız ilk günden itibaren inanılmaz bir priskolojik rahatlık, dinginlik, dinçlik sarar bütün vücudunuzu.

Yaylalarda birbirinden farklı, nefes kesen çiçekler, bitkiler, böcekler görsel güzellikleriyle bütün negatif enerjiyi sizden alırken, dağların tepelerinden baktığınız ufuklar, çok uzun zamandır başaramadığınız kendi kendinizle başbaşa kalmayı sağlar.

Yaylalarda bitki örtüsü  toprağın çeşidine, güneşin yönüne göre değişkenlik arz eder. Bundan dolayı çok dar alanlarda bile, birbirinden farklı çiçek gruplarıyla karşılaşmanız sürpriz olmaz ve insanın aklını başından alan bu çiçeklere ait baş döndürücü güzel koku.

Hele bir de ziyaretiniz esnasında yağmur yağıyorsa, o toprak kokusu. İşte bunu ifade etmek, betimlemek imkansız.

Bütün bu güzelliğin insan psikolojisine inanılmaz faydaları dışında, genel sağlığa da faydaları var.

Özellikle emekli olduktan sonra yazaları Gümüşhanenin köylerine giden yaşlılarla görüşmenizi öneririm. Şeker, tansiyon ilaçları kullanmak zorunda olup da köylerde ilaç kullanmayı bırakanlardan, kilo problemini işkence çekmeden çözene, romatizma şikayetlerinden kurtulana kadar bir çok insanın gerçek hikayelerini dinleyeceksiniz.

Gümüşhane Doğu Karadeniz’de buunmasına rağmen iklim olarak bazı bölgeleri farklılık gösterir. Bu da havasına etki eder. Özellikle yüksek rakımlı köylerde inanılmaz temiz hava vardır. Aldığınız oksijen oturduğunuz yerde yağ yakmanızı sağladığı gibi, solunum yolları hastalarına çok faydalıdır.

Belki de bundan dolayı Santa harabeleri diye anılan bölge’de Osmanlı döneminde solunum yolları hastalıklarının tedavisi için şimdi varlığını kaybetmiş bir hastane vardı.

Bütün bunlara bonus olarak doğal besinleri ekleyince 80-90 yaşına gelmiş Gümüşhaneli dedelerin nasıl hala ata binip, tırpan salladıklarını daha iyi anlayacaksınız.

Gümüşhaneyi ziyaretiniz size sağlık açısından hemen fark edilir faydalar sağlayacaktır.

4. Zengin Tarihi Miras: 

Dışarıdan bakıldığı zaman iki dağ arasına sıkışmış küçük bir şehir gibi görünen Gümüşhanenin köklü ve zengin bir tarihi geçmişi olduğunu görüyoruz.

Bölgede şimdiye kadar yapılan arkeolojik çalışmalarda MÖ 3.500 tarihlerinde bölgede insan yerleşimine ve MÖ 3.000 tarihlerinde tarım yapıldığına dair izler bulunmuştur.

Asurlular döneminde Aziz Hayaşa ülkesi olarak adlandırılan bölgede, Hitit döneminde Karadeniz bölgesinin otokton halkı Kaşkaların yaşadığı düşünülmektedir.

MÖ 9. yüzyılda Urartu hakimiyetine giren, Kimmer ve İskit saldırılarından sonra Pontus, Roma, Bizans ve Trabzon İmparatorluğu tarafından yönetilmiştir.

Bu yönetimler arasında kısa süreli Arap, Ermeni, Türkmen hakimiyetleri gören kent Trabzon İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından da 1514 yılında temelli Osmanlı hakimiyetine girene dek Akkoyunlu ve Safeviler tarafından yönetilmiştir.

Tarih boyunca bir çok imparatorluğun doğuşuna ve batışına şahit olmuş Gümüşhane, hala bu medeniyetlerden kalan eserleri barındırmaktadır.

Canca kalesi, Santa harabeleri, İmera Manastırı, Kov Kalesi, Çakır kaya kilisesi ve hala ortaya çıkarılmayı bekleyen satala antik kenti Gümüşhaneden gelip geçen medeniyetlerin bizelere bıraktığı sadece birkaç biraz. Bilinmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen niceleri var.

Gümüşhaneyi ziyaret ettiğinizde tarihe doyacaksınız.

5. Doğa Sporları: Büyük şehirlerde özelle son yıllara bakacak olursak insanların her fırsatta şehirleri boşattığını görüyoruz. 3-5 gün bayram tatilleri olmaya dursun. Okullar kapanır kapanmaz imkanı olan kendi memleketine veya başka şehirlere gidiyor.

Teknolojinin günlük hayatımızı istila etmesi ve üstüne bir de şehir hayatının getirdiği stres ilk fırsatta buralardan daha sakin yerlere kaçmamıza neden oluyor.

Gümüşhane aslında doğa ile iç içe yaşamayı sevenler için biçilmiş kaftan ama buna imkanı olmayanlar için de harika bir tercih.

Eğer doğa sporlarıyla ilgileniyorsanız bundan sonra ziyaret edeceğiniz şehirler arasında Gümüşhane de olmalı.

Peki Gümüşhanede hangi doğa sporları yapılabilir?

  •  Trekking: doğada, genelde gruplar halinde yapılan, bir noktadan diğer bir noktaya varmak amaçlı yapılan, hafif tempolu sportif yürüyüşlerdir. Yürüyüş için uygun ekipman, su ve yeterli gıda alınarak, belirli saatlerde mola verilir ve güzergaha göre toplamda oldukça zorlu iniş, tırmanış ve yürüyüşler gerçekleştirilir.

Gümüşhane arazisi Trekking yapmayı sevenler için inanılmaz uygun.Dağları, ovaları, göl ve ırmakları özellikle yaz aylarında bunaltmayan havası her yaştan insanın trekking sporunu rahatlıkla yapmasına imkan tanıyor.

Bulutların üzerinde bu sporu yapmanız çok farklı deneyimler yaşamanızı sağlayacaktır.

  • Dağcılık: Şüphesiz dağcılık, sadece tırmanmak, güzel manzaralar seyretmek, el değmemiş vahşi doğada tecrübeler edinmek değildir.

Mücadele etmek, risk almak gibi zorluk dereceleri yanında ekip çalışması ve uyum gerektiren bir spor dalıdır.

Gümüşhane’de buna dağcılık sporunu yapabileceğiniz uygun yerler fazlasıyla var. Gerek kışın, gerekse yazın beklediğinizden fazlasını bulacağınıza eminim.

İnsan ihtiyaçlarının umursanmadığı bir ortamda vereceğiniz zorlu mücadele sonucunda elde edeceğiniz fiziki ve ruhi zenginlik alacağınız en büyük ödül olacaktır.

Vücudunuzu ve ruhunuzu tabiatın ritmine uydurup, güven ve beceriyle tırmanırken doğada hüküm süren barış havası içinize süzülerek girecek, rüzgârın en taze esintilerini hissedecek, ihtiyacınız olan enerjiyi fırtınalardan depolayacak, şehrin sıkıcılığında depoladığınız dertlerinizi sonbahar yaprakları gibi Gümüşhanenin zirvelerden uçurup uğurlayacaksınız.

  • Kanyon: Gümüşhanenin yeni keşfedilen bölgelerinden birisi Demir Kapı Kanyonu. Kanyon, ekstrem doğa sporları arasında en eğlenceli bir o kadar da macera dolu olan kanyon geçişleri, birçok aktiviteyi aynı anda yapma olanağı tanımaktadır.

Yüzme, tırmanma, duvar ve şelale inişleri ve cangıl gibi ayrı birçok aktivite sizleri; kanyonları şehirden soyutlayan kaya blokların arasında beklemektedir

Çok az bilinen bu gizemli dünyada yapacağınız bir günlük keşif turu  sonucunda,hem heyecan hem macerayı tadacak, hem de turkuaz rengi buz gibi su havuzlarında yüzerek yorgunluk atacak,dinleneceksiniz.

  • Kayak: Özellikle son yıllarda Zigana Kayak merkezinin kapasitesini arttırmasıyla birlikte Gümüşhane’de kayak sporu da popüler hale geldi.

Böylece sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da doğa sporları için Gümüşhaneyi tercih etme sebebiniz var.

  • Yamaç Paraşütü: Bazı illerde yamaç paraşütü için belki de birkaç bölge ideal olabilirken, Gümüşhane’de bu spor dalını yapabileceğiniz istemediğiniz kadar uygun yer bulmak mümkün.

Yamaç paraşütü seviyorsanız yine Gümüşhaneyi tercih edebilirsiniz.

6.Yöresel Mutfağı: Gümüşhane’nin yöresel mutfağı da en az kültürü ve tarihi mirası kadar zengindir.

Özellikle köylerini ziyaret ettiğiniz zaman sürekli doğal yiyecekler tüketeceğinize emin olabilirsiniz, istemeseniz bileJ

Unlu herle, gavut çorbası, dirma çorbası, kaygana, gendime, pişi, zırıhta, erişte, galiya başta olmak üzere adını bile duymadığınız ama belki aşina olduğunuz yöresel yemekleri tatma imkanınız olabilir.

Burada Pesti ve Köme için ayrı bir paragraf açmak isterim.

Gümüşhanenin Milli Tatlısıdır.

Gümüşhaneli olup da bunları bilmemek olmaz. Son yıllarda Köme ve Pestil Gümüşşhanede sektöre dönüştü ve altın çağını yaşıyor.

Tadı ve nasıl yapıldığı konusunda fazla detaya girmeyeceğim, biraz meraklanın.

Ama sadece şunu söyleyeyim eğer köme ve pestili hiç denemediyseniz, çok yazık etmişsiniz:)

7. Yayla Şenlikleri: Gümüşhane yayla şenlikleri sezonu genelde Haziran ayında açılır ve Temmuz, Ağustos aylarına yayılır.

Yayla şenliği o kadar yaygındır ki, ilçe köyleri bir araya gelerek veya ayrı ayrı yayla şenlikleri düzenlerler.

Bunlardan bilinen ve en meşhuru şüphesiz Kadırga Yayla Şenliğidir.  Gümüşhane hatta Trabzondan gelen binlerce insanın bir araya gelerek oluşturdukları harika etkinliğe katılmak size farklı deneyimler yaşatacaktır.

Bu tür yayla şenlikleri bölge insanının yılda bir kere bile olsa kaynaşmasını sağlarken, yeni nesil ile geçmiş arasında bağ kurulmasını sağlar.

8. Artabel Gölleri Tabiat Parkı

Artabel

Artabel Gölleri Tabiat Parkı Gümüşhane’nin Torul ilçesinde bulunur.

5859 hektarlık bir alanı vardır ve 1998 yılında tabiat parkı olarak ilan edilmiştir.

artabel tabiat

18 tane buzul kraterinin güzelliği ziyaretçiler tarafından fotoğraf makineleriyle ölümsüzleşmektedir ve yörede hayvan ve kuş türleri de bulunmaktadır.

Doğal bir güzellik olan ve eşsiz bir güzelliğe sahip olan Artbel Gölleri Tabiat Parkı, gelecek nesillere de bırakılması ve halkın faydalanabilmesi için itinalı bir şekilde korunmaktadır.

Gümüşhaneye yolunuz düşerse gitmeniz gereken yerlerden birisidir.

9. Karaca Mağarası:  Son yıllarda Gümüşhane’nin turizmini canlandıran Karaca Mağarası, Torul ilçe sınırları içerisinde bulunuyor. Aynı ismi taşıdığı Karaca Mahallesi’ne vardığınızda mağara çok yakınınızda olacak.

Karaca Mağarası’nın toplam uzunluğu 256 metre olup, tamamı ile yatay bir mağaradır. Aynı zamanda 5 salondan oluşuyor. Her salon birbirine bağlı…

003

Salonları birbirine bağlayan duvarlar damlataş sütunundan oluşmakta. Mağarayı gezerken birbirinden ilgi çekici damlataşlar, sarkıtlar, dikitler ve kalsit kritalleri, sütunlar ve bayraklar karşınıza çıkacak. Mağara güllerini ve damlataş havuzunu da unutmamak gerek…

0

Karaca Mahallesi’nden yapacağınız 20 dakikalık bir yürüyüşle kolay bir şekilde ulaşacaksınız mağaraya. Şehrin gezi noktalarından biri olan Karaca Mağarası’na kısa bir zaman ayırıp gezebilirsiniz. 

10. İmera Manastırı: 

Arkeolojik Sit Alanı olan yerleşime ikisu Köyü, Karaca Mağarası yol ayrımından Yağlıdere Köyü istikametinden ulaşılır. Manastır, günümüze ulaşabilmiş en sağlam yapıtlardandır. Yapının yazıtında 1350 tarihinde yapıldığı yazmaktadır. Manastır, köyün üst sırtındaki geniş bir alana yapılmıştır.

1

Dikdörtgen planlı yapının, şapeli ve bazı yapıları günümüze sağlam bir şekilde ulaşmıştır. Çevresi duvarlarla çevrili bulunan manastır birçok kez onarım geçirmiştir.

11. Satala (Sadak) Antik Kent: Kelkit Sadak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 28 km, il merkezine 99 km mesafededir. 

3

Arkeolojik Sit Alanı olan antik kente, Erzincan ana tur güzergâhı üzerinden sola ayrılan kavşakla yaklaşıkk 10 km gidildikten sonra ulaşılır.

12. Limni Gölü: Gümüşhane mutlaka ziyaret etmeniz gereken muhteşem bir yer.

Limni gölü

Limni Gölü, Torul ilçesi Zigana Köyü sınırları içerisinde bulunan 1700 rakımlı Saronay Yaylasındadır. 1999 yılında mesire yeri olarak ilan edilen Limni Gölü 25.06.2004 tarihinde A Tipi Mesire Yeri (*) statüsüne alınmıştır. Bölgede hakim ağaç türü sarıçam ve ladindir. Yılın belirli mevsimlerinde zaman zaman ayı, tilki, ceylan, karaca gibi yaban hayvanlarına rastlamak mümkündür.

Limni gölü yaz
Gümüşhane’nin önemli turizm alanlarından biri haline gelen Limni Gölü için Çevre ve Orman Bakanlığı Gümüşhane İl Müdürlüğü tarafından Rehabilitasyon Projesi hazırlanmıştır.

13. Santa Harabeleri: 17. yüzyılda kurulmuştur.

6

Günümüzde ‘Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olan Santa, Binatlı, Terzili, Zurnacili, Piştovlu, İşhanlı, Çinganli, Çakallı olmak üzere yedi mahalle, üçyüzü aşkın evden oluşmaktadır.

7

Kentte her mahallesi tümüyle taştan inşa edilen tek katlı konutlar, her mahallede en az bir kilise, her sokakta da bir çeşme mevcuttur. Doğal konumu itibariyle yayla özelliği taşıyan yerleşim tarihi ve kültürel varlıklarıyla çok zengindir.

14. Taşköprü Yaylası: Gümüşhane’nin merkeze bağlı Yağmurdere köyü sınırları içerisinde yer alır.

Taşköprü yaylası

Yayla günübirlik turizme açık ve yeme içme tesisler yönünden oldukça müsait durumdadır. Yaylada alabalık tesisleri, marketler, kasaplar, kıraathaneler, fırınlar, lokantalar, manavlar, çay bahçeleri, PTT şubesi, cami, otopark, akaryakıt istasyonu, futbol sahası, oto tamirhanesi gibi tesisler bulunmaktadır.

9

15. Tomara Şelalesi: Gümüşhane’nin Şiran İlçesi’ne bağlı Seydibaba Köyü sınırları içerisinde bulunan Tomara Şelalesi Şiran İlçesi’ne 25 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.Şelale ve çevresinin zengin flora ile oluşturduğu uyumlu peyzajı görülmeye değer güzelliktedir.

tomara şelalesi

Dar ve derin bir vadinin içinden akmaya devam eden Tomara şelalesinde kış aylarında oldukça yoğun su akışı olmakla birlikte kurak geçen yaz aylarında kısmen azalır ancak suyu tamamen kesilmemektedir. Şelalenin çevresi dik yamaçlardan oluşmasına karşın çevre halkı tarafından piknik alanı olarak da kullanılmaktadır.   

11

Şelale etrafına öncül tesisler yapılmış olup, yolu iyileştirilmiştir. Şelalenin kaynağına, tesislerin girişindeki otoparktan sonrayapımı halen devam eden kesme taşlı yürüyüş yolundan yaklaşık 10 dakika yürüyerek çıkılabilmektedir

Mutlaka eksik bıraktığım bir şeyler olduğunu düşünüyorum.

Burada sözü hemşerilerime bırakıyorum.Gümüşhanede başka gidilip, gezilecek, ziyaret edilecek başka nereler var?

Lütfen yorumlar kısmına yazın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir